İran / TAHRAN-İSFAHAN-YEZD-ŞİRAZ

1. Gün: İstanbul

Yolculuğumuza Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Gidiş Terminali Tura Turizm kontuarı önünde rehberimiz ve yetkililerimiz ile buluşarak başlıyor.


2. Gün: İstanbul – Tahran

Türk Hava Yolları’nın gece yarısından sonraki seferi ile Tahran’a hareket ediyor ve varışımız ile birlikte havalimanında karşılanarak otele transfer ediliyoruz. Otelde alacağımız kahvaltı sonrası Tahran’da panoramik şehir turuna çıkıyoruz. Tahran İran'ın başkenti, Tahran Eyaleti'nin merkezi ve 15 milyonu aşan metropol nüfusuyla İran'ın en büyük kentidir. Hazar Denizi’ne yaklaşık 100 km uzaklıkta, Elburz Dağlarının güney yamaçlarında bulunur. Eskiden başkent Rey'in yakınlarında küçük bir köydü. Rey'in İS 1220'de Moğollar tarafından yıkılmasından sonra kent halkının büyük bölümü Tahran'a yerleşti ve Tahran bir kent olarak gelişmeye başladı; Rey'in kalıntıları günümüzde Tahran'ın güneyindedir. Tahran başkent olarak, İran'ın ekonomik ve sosyal yaşamına yön veren en çağdaş kentlerinden birisidir.Görkemli sarayları, nadide eseler barındıran müzeleri, büyük meydanları, çok sayıda park ve bahçeleri olan Tahran, Fars kültürü ve sanatı ile süslü, estetik kaygıyla inşa edilmiş binaları olsa da genel olarak göze hoş gelmeyen bir şehir. Merkezi yerlerin dışındaki mahallelerde evler 2-3 katlı. Geleneksel İran mimarisi ile yapılmış evlerin çoğu sarı tuğladan yapılmış ve üzerlerinde sıva ve boya olmadığından tüm şehre hakim olan bir sarı renk göz çarpıyor. Gezimiz sırasında İran Ulusal Müzesi, Şahların ikâmetgâhı Gülistan Sarayı, Modern Sanatlar Müzesi, Tahran Arkeoloji Müzesi ve Azadi Kulesi gezeceğimiz yerler arasında yer alıyorlar. Kent girişinde yer alan Azadi Kulesi, 1971 yılında Pers İmparatorluğu’nun 2500. kuruluş yıl dönümü anısına yapılmıştır. Şehrin modern yüzünün geleneksel yüzüne yenik düştüğü Tahran, tam bir zıtlıklar şehri. Kuzey Tahran, zenginliğin, modernizmin sembolü iken, daha eski geçmişe sahip Güney Tahran, fakirliğin, muhafazakar dini bir yaşamın merkezi olmuş. Turumuz sonrası otele transfer ediliyoruz. Geceleme otelimizde.


3. Gün: Tahran - İsfahan

Erken saatlerde alacağımız kahvaltı sonrası İsfahan’a doğru hareket ediyoruz. Yolumuz üzerinde Orta İran’ın bir zamanlar en güzel şehirlerinden olan, aynı zamanda bölgenin o dönemdeki kâhinlik merkezi sayılan Kaşhan’ı ziyaret ediyoruz. Burada Tebrizli bir halı tüccarının eşine yaptırdığı Tabatabei Konağı’nı, sonrasında ise Fin Bahçeleri’ni ve Burujerdi Konağı’nı görüyoruz. Yolumuza devam ediyor ve bu defa UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve bizi tarihin sokakları ile sarıp sarmayalacak olan Abiyaneh’i ziyaret ediyor ve bu kültür mirası olan şehrin sokaklarını birlikte turluyoruz. Eski İran’ı her adımda hissedebileceğimiz Abiyaneh, İslam öncesi İran’da bir Sasani köyünde olduğumuzu hissettiriyor. Bu otantik köy, Zerdüştler tarafından kuruluyor ancak daha sonra Safeviler döneminde baskılar sonucu Zerdüştlük gizlenmeye başlıyor. Din kısmı haricinde öteki kültür öğelerinin çoğunu korumayı başarmış bir karaktere sahip Abiyaneh. Özgün kıyafetlerini giymeye devam ediyor, aynı şekilde eski Pehlevi diline benzer bir Farsça ile konuşmaya devam ediyorlar. Ayrıca Avesta’nın diline en yakın dili konuştuklarına inanılıyor. Günümüzün devamında İsfahan’a varıyor ve Nakş-ı Cihan’da kapalı çarşıyı gezerek otele geçiyoruz. Geceleme otelimizde.


4. Gün: İsfahan

Bugünümüzü İran’ın kavşak noktası sayılan ve 15.yüzyılda yeryüzünün en kalabalık şehri olduğu söylenen İsfahan’ı keşfederek geçireceğiz. İsfahan, nam-ı diğer “Nefs-i Cihan” yani “Dünyanın Yarısı”. İsfahan, modern dünyanın şehirleri tahrip eden etkisi altında, dokusunu ve kimliğini kaybetmeden, özgün karakterini koruyabilmiş dünyanın en güzel şehirlerinden birisi. Tipik bir Şark şehri olan İsfahan, sahip olduğu tarihi miras ile bir açık hava müzesi gibidir. İran’da kurulan devletlerin ya başkenti ya da önemli siyasal ve sosyal merkezi olmuş¸ İsfahan, İran tarihinde de belirleyici rol oynayan şehirlerinin başında geliyor. Sahip olduğu köklü geçmişinden günümüze ulaşan mimari açıdan benzersiz eserleri, tarihi ve kültürel mirası ile şehir, her zaman gezginler için ilgi odağı olmuş. Bu şehri tanımaya İran İslam Mimarisi’nin en güzide örneklerinden olan ve 8.yüzyıla dayanan tarihi ile bizi kucaklayan Mescid-i Cuma, bir diğer adı ile Ulu Cami ile başlıyoruz. Sonrasında ise kentin en önemli simgelerinden olan, vakti ile kenti ikiye bölen ama şu an kurumuş olan Zayendeh Nehri üzerine kurulu Siosepol Köprüsü’nü ziyaret ediyoruz. Öğleden sonra şehir turumuza devam ediyoruz. Safevi Şahı I. Abbas tarafından yaptırılan Kırk Sütun Sarayı’nı ziyaret ediyoruz. Sonrasında ise UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, “Dünyanın Resminin Meydanı”, “Şah’ın Meydanı” ya da “İmam Meydanı” gibi isimler ile anılan, Nakş-ı Cihan Meydanı’nı ve meydanda bulunan “Âli Kapısı” olarak bilinen Safevi Dönemi Sarayı ile Sallanan Minare gezilerimizi yapıyoruz. İslam mimarisinin en çarpıcı örneklerinden biri olan İmam Meydanı (Nakş-ı Cihan), 512 metre uzunluğu ve 163 metre genişliğiyle yapıldığı dönemde dünyanın en büyük meydanıydı. Çin’in Beijing şehrindeki Tiananmen Meydanı’ndan sonra, bugün dünyanın en büyük 2. meydanı olarak geçiyor. Tarihte, Şah ve halkın buluşma merkezi olarak kullanılan bu meydan, askeri teçhizatların düzenlenmesi, spor müsabakaları ve Çogan oyunlarının oynanması, ticaret aktivitelerinin gerçekleşmesi, dini törenlerin yapılması, hükümet kararlarının ilan edilmesi, suçluların cezalandırılması gibi birçok aktiviteyi içermesiyle kentin merkezi haline geldi ve şehrin kültürel, politik ve toplumsal hayatına büyük bir katkıda bulundu. İmam Meydanı’nın (Nakş-ı Cihan Meydanı) güney tarafında, Safevi döneminde 1598’de I. Şah Abbas iktidarının 24. yıl dönümü vesilesiyle başlanmış olan İmam Camii, 1611’de tamamlanmış. Mimarisi ve içinde kullanılan seramik ile tahta oymacılık işleri bakımından geleneksel mimarinin en güzel örneklerini barındıran caminin, yedi renkli mozaik çini süslemeleri ve hat yazılarının güzelliği oldukça etkileyici. Caminin içi, dışı her yeri şehrin sembolü haline gelmiş mükemmel mavi çinilerle kaplı. İmam Camii’nin önemli özelliklerinden biri de 49 çeşit yankı oluşturabilen akustik bir mimariye sahip olması. Bunlardan ancak 12 tanesi insan kulağı ile algılanabiliyor. İsfahan’da camilere girebilmek için kadınların çador denilen geleneksel giysiyi giyinmesi şart, çador kapıda alınabiliyor. İsfahan’ın ünlü çarşısında serbest zaman ayırıyor ve akşama doğru otele dönüyoruz. Geceleme otelimizde.


5. Gün: İsfahan – Yezd

Kahvaltı sonrası yolculuğumuzun mihenk taşlarından birisi olan bugünde Zerdüştlerin kutsal şehri Yezd’e hareket ediyor ve varışımız ile birlikte şehri daha yakından tanıyoruz. Zerdüştler şehri Yezd’in 3000 yıllık geçmişi bulunuyor. Şehrin ilk kurucularının Med'ler olduğu ve şehrin o dönemdeki adının Ysatis olduğu bilinmektedir. Daha sonraki Sasani hakimiyeti sırasında şehrin adı, o zamanki hükümdar Yazdegerd'e ithafen Yezd olarak değiştirildi. Ve şehir bir Zerdüşt merkezi haline geldi. Daha sonra İslam orduları tarafından alınan şehre Müslümanlar hakim oldu. Şehir, ıssız ve yol güzergahlarından uzak bir konumda olması nedeniyle, fazla bir tahribata uğramamıştır. Hatta Moğol İstilası zamanında İran'ın diğer bölgelerinden kaçan halk buraya sığınmıştır. 1272'de şehri ziyaret eden Marco Polo, şehrin ipekli dokumalarından ve büyük bir ticaret merkezi olduğundan bahseder. İran’ın tarihi şehirlerinden birisi olan Yezd, İran’ın diğer şehirlerine göre Fars kültürünün ve Zerdüşt inancının daha baskın bir şekilde yaşadığı, diğer İran şehirlerine göre modern dünyanın biraz gerisinde kalmış olan toprak bir şehir görünümündedir. Kadınları diğer şehirlerin aksine daha kapalı ve muhafazakâr sayılırlar. Batı dünyasına karşı bir benzeme çabası da hiç bulunmadığı için kendi özünden bir şeyler kaybetmemiş durumda olan bir şehir Yezd. Şehrin çamur duvarları ve dark sokakları kaybolmak için ideal ve çok heyecan verici sayılır. Sessizlik Kulesi, Ateş Tapınağı, Emir Çakmak Camii, Cuma Mescidi gezeceğimiz yerler arasında yer alıyorlar. Geceleme otelimizde.


6. Gün: Yezd – Şiraz

Kahvaltı sonrası Şiraz’a doğru hareket ediyoruz. Yolumuz üzerinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Pasargad ve Persepolis antik şehirleri gezilerimizi yapıyoruz. Persepolis, etkileyici mimarisi ile Ahameniş İmparatorluğu‘nun son başkentiydi. İran‘ın Şiraz şehrinin 70 km. Kuzeydoğusunda yer alan Persepolis, MÖ 6. yüzyılın sonlarında kurulmuş ve Pers İmparatorluğu’na başkentlik etmiş, çağının gıpta edilen başkentiydi. Ünlü Pers Kralı I. Darius tarafından yaptırılan Persepolis, görkemli saray kalıntıları, etkileyici duvar süslemeleri ve heykelleri ile Pers sanatını, gücünü gözler önüne seriyor. Kralların kralı olan I. Darius, Anadolu’nun batısından Hindistan’a kadar uzanan geniş ve görkemli bir imparatorluk kurdu. Kralı Darius gücünün zirvesindeyken başkent Persepolis’te, bugün İranlıların Taht-ı Cemşid olarak adlandırdıkları büyük bir taht ile güç ve görkemini simgeleyen etkileyici saray kompleksi yaptırdı. Mezopotamya mimarisinden ilham alarak MÖ 518-516 yılları arasında yapılan saray, İran tarihinin en görkemli döneminin kalıntılarının izlerini taşıyordu. UNESCO Dünya Mirası Listesi‘nde yer alan antik şehrin duvarlarındaki etkileyici kabartmaların her biri başlı başına bir sanat eseri. Efsanevi antik kentin girişinde ziyaretçileri karşılayan dev heykeller bulunuyor. Persepolis’in en görkemli yerlerinden biri olan ve sarayların bulunduğu taraçaya giden iki geniş yan duvarları kabartma heykellerle dolu Tüm Milletler Kapısı (Gate of All Nations) oldukça etkileyici. Büyük sütun kaideler üzerinde bulunan, iyilik sembolü olan yarı insan bir savaşçı ile kötülük sembolü olan bir canavarın mücadelesini ve iyilik sembolünün zaferini anlatan heykeller, Perslerin inançlarını yansıtıyor. 2004 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine eklenen Pasargad antik kenti ise Persopolis antik kentine 80 km mesafededir. Ahameniş hanedanının ünlü kralı I. Dareios , Persopolis'i başkent ilan edene kadar Ahamenişlerin başkenti oldu. Medler tarafından kurulan Medya Devletinin son kralı Astiages ve Büyük Kiros arasında büyük bir savaş yaşandı (M.Ö 500). Savaşın ardından Medya Devleti tarih sahnesinden silinirken, Büyük Kiros devletinin ilk başkentinin, zaferi anısına savaş alanına çok yakın olan Pasargad ovasına kurulmasını emretti. Şehrin kurucu olan Büyük Kiros'un mezarı hala sapasağlam olarak yıkıntılar arasında yükselmektedir. Bu güne kadar zarar görmemesinde ki en büyük etken İslam dünyasının bilinmeyen bir nedenle Büyük Kiros'un mezarının, Hz. Süleyman'ın annesine ait olduğuna inanmasıdır. Gezimiz sonrası Şiraz’a devam ediyor ve varışımız ile birlikte kapalı çarşı gezimizi yapıyoruz. Geceleme otelimizde.


7. Gün: Şiraz

Bugün Şiraz’ı daha yakından tanıyacağımız turumuza çıkıyoruz. Pers İmparatorluğunun ünlü başkenti Persepolis’e ev sahipliği yapan Şiraz, şiir, şarap ve güllerin şehri diye tarihin yapraklarında yer etmiş. Geçmişte dünyanın en romantik şehirlerinden biri olarak adı aşk ile anılan Şiraz’da, ne Paris’teki gibi büyük meydanlar, ışıklı caddeler var, ne de Venedik gibi süslü köprüler ve gondollar. 2000 yıldan fazladır Pers kültürünün kalbi olan bu sofistike şehirde aşk; Hafız ve Sa’di’nin şiirlerinin süzüldüğü dudaklarda, Şah-e Çerağ Camii’nde türbeye yüz sürerek ağlayan çarşaflı kadının gözyaşlarında, İrem bağlarında tedirginlik içinde el ele dolaşan gençlerin yüreğinde, nargilesinin dumanını çayıyla yudumlayan Şirazlıların nefesinde yaşanıyor. Tarih, kültür, sanat, aşk ve şiirin evi olan Şiraz, tarihte, Dar-ul-Elm (Öğrenmenin Şehri), Güller Şehri, Bahçeler Şehri olarak anılmış. Her devirde, eğitim, gül, bülbül, şiir ve şarabın kendisiyle özdeşleştiği şehir, günümüzde de İran kültürünün kalbinin attığı bir kent. İslam mimarisinin öne çıkan hazinelerine sahip olan şehrin sarı tuğlaları arasında dolaşıldığında ihtişamını bugün de koruduğu anlaşılıyor. Tarihi eserlerin, şairlerin, filozofların, kralların, güllerin, aşkın, şarabın ve tabi ki aşk şairi Hafız’ın şehri Şiraz’da tam gün çıkacağımız turumuzda gün doğumu ile hayat bulan, camlar üzerindeki renkleri ile gün ışığının içeri girmesi ile birlikte adeta canlanan Nasır El Mülk Camii, Vekil Pazarı, Vekil Camisi, Narenjestan e Ghavam, Kerim Han Kalesi, Kur’an Kapısı, Sadi ve Hafız Evi gezeceğimiz yerler arasında yer alıyorlar. Yer altı sularıyla hayat bulan şehir, üzüm bağlarıyla ünlü olan bereketli bir vadide kurulmuş. 7.000 yıllık orijinal kil kaplarıyla birlikte şaraba dair dünyanın en eski kalıntılıların keşfedilmiş olduğu bu şehirde, bir zamanlar uçsuz bucaksız üzüm bağları bulunuyordu. Geçmiş ile günümüz arasında derin bir ayrılığın yaşandığı günümüz modern şehirlerinde, insan bedeniyle kurulan aktif bağ sanki bir şekilde kaybediyor. Şiraz’ın sokaklarında dolaşınca şehrin tarihle olan bağı hissedilebiliyor. Sarı tuğlalı daracık sokaklar arasında dolaşırken farklı hisler uyandırıyor Şiraz. Turumuz sonrası otele geçiyor ve dinlenmek için vakit ayırıyoruz. Sonrasında ise rehberimizin belirleyeceği saatte havalimanına transfer ediliyoruz.


8. Gün: Şiraz – İstanbul

Gece yarısından sonra havalimanına transfer ediliyor ve Türk Hava Yolları seferi ile İstanbul’a hareket ediyoruz. İstanbul’a varışımız ile birlikte yolculuğumuzun sonuna geliyoruz.


Fiyata Dahil Olan Hizmetler

 Türk Hava Yolları ile İstanbul – Tahran / Şiraz – İstanbul arası ekonomi sınıfı dış hat uçak bileti
 Havalimanı ve güvenlik vergileri
 Tahran’da Esteglal West Tower Hotel veya benzeri kategoride bir otelde oda-kahvaltı esasına göre konaklama
 İsfahan’da Piroozy Hotel veya benzeri kategoride bir otelde oda-kahvaltı esasına göre konaklama
 Yezd’de Safaiyeh Garden Hotel veya benzeri kategoride bir otelde oda-kahvaltı esasına göre konaklama
 Şiraz’da Elysee Hotel veya benzeri kategoride bir otelde oda-kahvaltı esasına göre konaklama
 Programda dâhil olduğu belirtilen tüm turlar ve transferler
 Tura Turizm profesyonel Türkçe rehberlik hizmeti
 Zorunlu seyahat sigortası

Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler

 Her türlü kişisel harcamalar
 Öğle ve akşam yemekleri
 Yurt dışı çıkış harcı
 Yerel rehber ve kaptan bahşişleri (Günlük kişi başı 10 USD olup, tur sırasında rehberimiz tarafından toplanacaktır)

Tur Hareket Detayları

Kalkış Yerleri:
    Tur Hareket Tarihleri: 14 Haziran • 17 Ağustos

    Fiyat Listesi

    Tur Hakkında Genel Bilgilendirme

    İptal Şartları

    Vize Bilgileri

    Yorumlar

    İran Hakkındaki Düşünceleriniz

    Ad Soyad:
    Mesajınız:
    (En çok 500 karakter)

    karakter kaldı
    Doğrulama Kodu:

    İran Hakkında Daha Önce Yazılan Yorumlar

    Biz Sizi Arayalım
    Ad Soyad
    Telefon Sabit/Cep
    E-Posta Adresiniz
    Konu
    Arama Zamanı
       Detaylı bilgi »

    Kampanyalardan haberdar olmanız için bilgilerinizi doldurmanız  yeterli olacaktır.